Tahir Özgür

İran'da Aşura - Ağıt ve İsyan

İran'da Aşura -Ağıt ve İsyan

İşte bu nedenledir ki , üzerinden 1337  yıl geçmesine rağmen her yıl Kerbela hatırlanır.

Kerbela,  Hüseyin’e ve yoldaşlarına yakılan ‘’Ağıt’’ tır.

Ama;  şu çok bilinmeli ki, Kerbela aslında ‘’İsyan’’dır.

Zalime isyandır, haksızlığa isyandır.Kerbela Yezid’lerin lanetlenmesi, Hüseyin ve Yoldaşları’nın ölmediğinin haykırılmasıdır.

Kerbela aslında Hüseyin’in dediğince, zalimlerin karşısına dikilip ‘’Zalimsiniz’’ diyebilmektir.

Rakım Eksi 750 Madenciler

Rakım eksi 750 Madenciler

Bir ülke düşünün ki maden ocağı çökmesi sonucu yer altında çaresiz kalan ve ölümü bekleyen 33 madencisini günlerce orada besliyor, 69 gün sonra ise azrailin elinden çekip alarak sevdiklerine kavuşturuyor.

Yine bir ülke düşünün ki, yine maden ocağı çökmesi sonucu yer altında kalan madencileri acı ile can verirken hiçbir şey yapmasın, sonra da, “ Kader” desin, “Fıtrat” desin.

Hatta ve hatta insanlarının ölüsüne bile 8 ay sonra ulaşsın.

Çürümüş bedenlerini ailelerine teslim etsin veya edemesin.

Yine bir ülke düşünün… Düşünün… Düşünün…

Sonra düşünmediğinizi de düşünün…

Düşünmediğiniz için hiçbir şeyin değişmediğini de düşünün.

Yer altında can verenlerin, yer üstünde kalan acılarına tekme atıldığını da düşünün de düşünmeyin.

Ve her gün ölen, sakat kalan, hatta ve hatta bu fotoğraflarda ki insanların bazılarının öldüğü, bazılarının sakat kaldığı bir ülke düşünün.

İşte o ölenlerin, sakat kalanların, acıyı yüreğinde hissedenlerin, düşünenlerin, düşündükleri için ölenlerin öyküsü bu fotoğraflar.

Yerin yüz metrelerce altında yüzleri ve elleri kapkara, ama alınları pirüpak emekçilerin öyküsü bu.

Zonguldak’ta maden emekçilerinin fotoğraflarını çekerek değil, onlarla birlikte oralarda yaşayarak oluşturduğum bu projemi emekçilere adıyorum.

Sarıkeçililer - Yarınsızlığa Göç

1000 Yıllık Kültür:
SARIKEÇİLİLER: YARINSIZLIĞA GÖÇ

Orta Asya’dan Anadolu topraklarına göçlerle gelen Sarıkeçililer Türkiye’nin gerçek anlamda göçer kültürü ile yaşayan  tek topluluğudur. 

1000’li yılların başlarında Anadolu topraklarına gelen Sarıkeçililer, günümüzde yazın Konya’nın ve Karaman’ın dağlarında, kışın ise Mersin’in sahillerinde yaşıyorlar. Yerleşik düzene geçmeyen, kıl çadırlarda yaşamaya çalışan ve yılın dört ayını dağlarda yol gitmekle geçiren Sarıkeçililer’in önemli bir kısmı geleneklerini sürdürmeye çalışıyorlar.

Ancak her geçen gün yaşam şartları daha da zorlaştırılıyor. Ormanların korunmasına yönelik çıkarılan yasalar ve mera alanlarının hızla yok olması onların hayvancılık yapmasını imkansız hale getiriyor.

Ülkemizin en önemli kültürlerinden birisi olan göçer kültürü eğer önlem alınmazsa çok kısa bir zaman sonra yok olacak.

Anadolu’nun bu zenginliğinin ve kültürünün yok olmaması için herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.

Sarıkeçililer’in kültürlerini yaşatabilmeleri ve yarınlara taşıyabilmeleri için onlarla birlikte, onların fikirlerini alarak, onların isteklerini dikkate alarak yaşam alanları açılmalı, göçlerini sağlıklı bir biçimde yapabilmeleri için göç yolları oluşturulmalı.

Yaşayan bu kültür popülist yaklaşımlardan kurtarılmalı ve gerçekçi girişimlerde bulunularak, Dünya Kültür Mirası ilan edilmelidir.

Tahir Özgür

Tahir Ozgur

He started his career as a journalist. Initially, photography was a side job which completed his journalism, however later-on it became his passion in life.

He has been photographing the people and their stories with the aim of changing the world for more than 30 years.

His projects of the last nomads of Turkey, Sarikecililer “Migration to Tomorrowless” brought him the second best prize of National Geography Competition in 2008. “The Mineworkers-Altitude-750 “ was exhibited in Ruhr museum and selected 7 photographs of the project were published in the museum catalog.

FIAP (Fédération de Internationale deI’Art Photographique ) entitled him to EFIAP  (Excellence FIAP) in 2010.

His photograph of “The Child was accepted to the collection of Hahnemuhle and exhibited in 12 countries such as Photokina, in 2011. Also, Ozgur was awarded to Grand Prize in the competition of Emirates, dedicated to Ansel Adams in the same year. He earned the gold medal of FIAP and the cup of Sami Guner in 2012 and was awarded to Golden Camera in 2015.

The photographer has held 32 solo exhibitions in several countries like France, Germany, Switzerland, Japan, UAE, USA, China, Canada, and Turkey. His photographs have been exhibited both in biennials and participated in collective exhibitions.

He still makes photo-interviews for newspapers and magazines and leads photo workshops/trips to several countries such as Vietnam, India, Cambodia, Nepal, Iran and Turkey.

He resumes why he choose photography as:

If I can stop the tears of a mother with a photograph of mine, if a child laughs, if a father has a smile in his face, if I can stop one leaf to fall, if only one person thinks that my photograph is explaining his story, it means that I have started to change the world.

Tahir ÖZGÜR - EFİAP (Excellence-FİAP)

Hatay'da doğdu.

Çan, Ezan, Hazzan sesleri ile büyüdü.

Kilise bahçesinde top, cami bahçesinde misket oynadı.

Papaz, " Bre yaramazlar haydin be buradan";

Cami İmamı ise, "Allah'ın evinde oyun oynanır mı,

Sizi bir yakalarsam" diye kovaladı onları.

Çocukluğunda bir Ermeni kıza aşık oldu.

Hıristiyan arkadaşlarıyla bahçelerden portakal çaldı.

Hayali olan mesleği yapıyor.

Gazeteci. Televizyoncu.

Uluslararası ve ulusal yarışmalarda, 4’i Altın madalya,olmak üzere çeşitli ödüller aldı.

Zonguldak’da maden ocaklarında çektiği Madenci Fotoğrafları UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası ilan edilen ve dünyanın en saygın müzelerinden birisi olan Ruhr Müzesi’ne kabul edildi ve müzenin kataloğunda 7 adet fotoğrafı yer aldı.

Dünyanın en büyük sanatsal materyal üreticisi olan Hahnemuhle'nin 425. kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlediği uluslararası yarışmada, Karadeniz'in dağ köylerinde çektiği fotoğrafı Hahnemuhle Kolleksiyonu'na kabul edildi ve Dünya Fotoğraf Fuarı Photokina'nın açılışı başta olmak üzere 12 ülke de sergilendi.

Birleşik Arap Emirlikleri tarafından düzenlenen, ve Ansel Adams'e ithaf edilen,en yüksek katılımlı fotoğraf yarışmasında Grand Prize seçildi ve FİAP Altın Madalya kazandı.

Türkiye'nin gerçek anlamdaki son göçerleri olan Sarıkeçililer'in hayatını uzun süren çalışmalardan sonra foto öykü yaptı.

Sarıkeçililer: Yarınsızlığa Göç.

Bu çalışması ile National Geographic Fotoğraf Yarışması'nda ikinci oldu.

Çok ama çok önemsediği Sami Güner Kupası'nı, “Madenciler, Sarıkeçililer ve Anadolu Kadını” projeleriyle kazandı.

"Hayatımın en anlamlı ödülü" dediği, Altın Kamera’yı ise 5 kez kez kazanarak Altın Kamera'nın sahibi oldu.

Yurt içi ve yurt dışında 34 kişisel sergi açtı, çok sayıda gösteriler yaptı.

Atölyeler açıyor fotoğraf eğitmenliği yapıyor.

Kültür ve sanat bienallerinde eserleri yer aldı,bir çok karma sergiye katıldı.

Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu’nun (International Federation of Photographic Art) EFİAP (Excellence-FİAP) ünvanını aldı.

Fotoğraflarını www.tahirozgur.com isimli sitesinde paylaşıyor.

Yaşamı ve insanı fotoğraflıyor.

Öykülerin fotoğrafını çekmeye çalışıyor.

…Ve çektigi fotoğraflar ile dünyayı değiştirmek istiyor.


480total visits,1visits today

Tahir Özgür” üzerine bir yorum

  1. Farklılıklarla büyümenin, farklılıkları içselleştirebilmenin farkı farklı gülüşünde gizli Tahir Usta’nın…
    Bakarken yaşadım, yaşarken büyülendim ve büyülenirken fotoğraflarınızın dehlizlerinde kayboldum adeta!
    Bu derinliği hissetmeme vesile olan Özlem Hanım ve Tahir Bey’e sonsuz teşekkürler!
    Dilerim, başarılarınız ”KEZ, KEZ, KEZ, KEZ, KEZ” kereler katlanarak büyüsün, büyürken kocaman bir çığ olsun, olsun ki bütün kötülüklerin üzerini örtsün, örtsün ki ”DÜNYAYI DEĞİŞTİRME İSTEĞİNİZ” gerçek olsun…
    Sevgi ve Saygılarımla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir